Milli Türk Talebe Birliği

TÜRKİYE’DEKİ İSLAMÎ GENÇLİĞİN OLUŞUMUNDA MTTB’NİN YERİ
Yazıyı okumak için tıklayınız

Milli Türk talebe Birliği’nin çekirdeği Darülfünun yapısı içinde oluşur. Resmen Kuruluşu ise TTB adıyla 1916 yılında gerçekleşir.[1]

Milli Türk Talebe Birliği 1916 yılında kurulusundan 1980 tarihindeki kapatılışına kadar olan 64 yıllık tarihi boyunca yakın tarihimizde önemli roller üstlenmiştir.

Türkiye’nin en ücra yerlerine kadar teşkilatlanarak bürolar açan MTTB, 1980 tarihinde kapandıktan sonra bile Türkiye gündeminde önemini kaybetmemiş bir gençlik hareketidir.

1916 yılında kurularak genç Cumhuriyetin Milliyetçi tezlerinin topluma yayılmasından önemli rol oynayan MTTB 1965 tarihinden,yani Rasim Cinisli döneminden itibaren,  üniversite öğrencileri arasındaki kutuplaşmada sağ kutupta yerini almıştır.[2]

1970 yılına gelindiğinde bile MTTB’nin, daha sonraki yıllardaki çizgisinden ve söylemlerinden çok uzakta olduğu söylenebilir. Şusatırlar 1970 yılının 30 Ağustos tarihine aittir: “MTTB, 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yaptığı basın açıklamasında Atatürk’ü tarihin kaydettiği en kutsal insan olarak ilan eder ve Atatürk’ün bu vasfını 30Ağustos’ta dosta düşmana gösterdiğini ifade eder.”[3]

1971 Senesinden itibaren ise MTTB, Ömer Öztürk ile yeni bir döneme girmiştir. Ömer Öztürk, seçimlerin ardından düzenlediği ilk basın toplantısında, MTTB’nin temel felsefesini kendi milli ve manevi değerlerinden aldığını belirtmiş bundan sonra MTTB’nin Türkiye’deki bütün teşkilatlarla iletişim kuracağını, ancak milli ve manevi değerleri olmayan gruplardan uzak kalacağını beyan etmiştir. Ömer Öztürk’ün bu basın toplantısını, “hepinizi zafer inananlarındır imanıyla selamlıyorum”diyerek sonlandırması da MTTB’nin İslam’ı sıkı sıkıya benimseyen bir teşkilat olduğunun ve bu sürecin de geri döndürülemeyeceğini bir ilanıdır[4]

İslâmî hizmetlerine henüz ortaokul lise yıllarında başlayan, daha sonra MTTB vesilesiyle bunu Türkiye çapında kitlesel bir gençlik hareketi hâline dönüştüren Ömer Öztürk ile ilgili yıllar sonra KorkutÖzal şu tespiti yapacaktır:

“Türkiye’de İslâmî gençlik hareketi Ömer Öztürk ile başlamıştır.”[5]

Hiçbir şeyi kolay kolay beğenmeyen merhum Necip Fazıl,Cumhuriyet dönemi gençliğinin, üniversitelerin ve MTTB’nin bir tahlilini yapacak ve Ömer Öztürk Dönemi için ‘Süt beyazı Dönemi’ hükmünü verecektir.[6]

MTTB kazandığı bu ivme ile devam etmiş, gençliği politikadan ve sokak kavgalarından uzak tutma siyasetini sürdürmüş ve kendi tarihinde yaşanan değişimi ve dönüşümü sembolize etmek üzere, Rüştü Ecevit döneminde,amblemindeki “bozkurt” resmini, Kur’an’ı temsil eden  “kitap” ile değiştirmiştir.

1977’lere gelindiğinde ise Birlik yöneticileri kendilerine yer tayin etmek isteyenlerin yanıldıklarını belirterek, MTTB’nin Allah’a ve Resul’üne yakın olduğunu açıkça ilan etmişlerdir.

MTTB’liler kendilerinin bir takım kimseler tarafından Milli Görüş çizgisi içerisinde çalışan bir teşkilat olarak değerlendirmelerini, diğer bir takım kimseler tarafından ise rejimin ajanları olarak görülmelerini kesinolarak reddetmektedirler. MTTB artık Türk Yüksek tahsil gençliğinde vagon olamaz, lokomotiftir anlayışıyla hareket edeceklerini, bu bağlamda MTTB ileortak hareket etmek isteyenlerin MTTB çizgisinde buluşmaları istenmektedir.

MTTB 12 Eylül 1980’de idareye el koyan askerî yönetim tarafından faaliyetten men edilmiş, kapatılması neticesinde genç­liğin yetişmesine yönelik sorumlulukları ve tüzüğü gereği bütün mevcûdiyeti Fâtih Gençlik Vakfı’na devredilmiştir.

Fatih Gençlik Vakfı halen eğitim ve kültür faaliyetlerini sürdürmektedir.



[1] Doç.Dr. Erkan Çav, Tanzimat’tan Cumhuriyete Türkiye’de Değişen Gençlik Hareketleri,s. 116

[2] Serkan Yorgancılar, 1965 Sonrası İslamcı Bir Öğrenci Hareketi Olarak MTTB, s. 14

[3] Milli Gençliğin Sesi, Yıl,1, Sayı, 10, Ağustos 1970, 30 Ağustos’u Kutlarken, Başyazı

[4]  Serkan Yorgancılar, 1965 Sonrası İslamcı Bir Öğrenci Hareketi Olarak MTTB, s. 45

[5] Hak Yolda Kılavuz Ömer Öztürk, Misvak Neşriyat, s.

[6] Hak Yolda Kılavuz Ömer Öztürk, Misvak Neşriyat, s.